NEDEN KARİYER HEDEFLERİ ?

NEDEN KARİYER HEDEFLERİ ?

Mesaj panolarında bir çok arkadaşımız, ülkemizde kariyer planlamasının yapılmasının çok zor olduğunu dile getiriyor… Bu durumda kariyer hedeflerimizi belirlemenin ne anlamı olacak?…

“Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar çalışmaktan da zevk almazlar.” - E.Raux

Literatürde kariyer planlaması bireyin “yaşamı boyunca yer alacağı işlerle ilgili görev ve pozisyonların, hedeflerin ve geleceğin planlanması” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde yaşanan hızlı değişim ve belirsizlik ortamında gelecek ne kadar planlanabilir ? Hele ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik belirsizlikler karşısında bireylerin sağlıklı kariyer planlaması yapmaları ne kadar olanaklıdır ?

 

Ne yazık ki mesaj panolarına yazan arkadaşlarımızın da belirttiği gibi ülkemizde sağlıklı kariyer planlaması yapmak oldukça zordur. Çalışanların ortalama işte kalış sürelerinin daha uzun ve iş güvenliğinin daha fazla olduğu kamu kesiminde kariyer planlaması yapmak bir dereceye kadar (çalışılan kuruma bağlı olarak) mümkünse de, özel sektörde bu tür bir planlama yapmak neredeyse imkansızdır.

Her ne kadar kariyer planlaması bireysel bir faaliyet gibi görünse de, çalışılan kurum veya firmanın kariyer yönetimi politikaları ve uygulamalarından bağımsız olarak düşünülemez. Kamu kesiminde işe alma, atanma, terfi, eğitim gibi kariyer yönetimini ilgilendiren bir çok alanda önceden belirlenmiş kurallara göre hareket edildiğinden bireyin elinde kariyer planlamasını dayandırabileceği veriler bulunmaktadır. Kuşkusuz kamu kesimindeki kayırmacılık ve objektif olmayan kararlar ile yazılı sistem büyük ölçüde dejenere edilmişse de, ortada iyi-kötü bir sistem vardır. Buna karşılık özel sektörde büyük yabancı firmalar ile bir kaç büyük grup bir kenara bırakılacak olursa, bırakın bir kariyer yönetimi politikasını ve sistemini, kariyer yönetimine temel oluşturabilecek bir çok insan kaynakları fonksiyonuna ilişkin temel politikalar bile belirlenmemiştir. Buna özel sektördeki iş güvenliğinin düşük olması da eklenince özel sektörde kariyer planlaması yapmanın olanaksızlığı da kendiliğinden anlaşılır.

Kariyer planlaması, ancak çalışan kurum veya firmanın kariyer geliştirme politikası ve uygulamaları ile bir anlam kazanır. Bunun için kurum veya firmada en azından,

  • Her bir pozisyonun görev kapsamı ve bu görevi yapacak kişilerde aranacak nitelikler ve yetkinlikler belirlenmiş,
  • Her bir pozisyon için işe alma veya içeriden atama için politikalar ve prosedürler oluşturulmuş,
  • Pozisyonlar arasındaki geçiş yolları belirlenmiş,

olmalıdır. Ayrıca bireylerin performanslarının ve gelişimlerinin izlendiği bir performans yönetim sistemi ile bireylerin ilgileri, yetenekleri ve kurum/firma gereksinimleri doğrultusunda gelişmelerini sağlayacak bir eğitim yönetimi sisteminin de oluşturulmuş olması gerekecektir. Bütün bunlara ek olarak tüm bu sistemler hakkında çalışanlara bilgi verecek, onlara yön gösterecek bir faaliyetin de yürütülmesi lazımdır. Şimdi, çalışılan firmada tüm bu sistemler kurulmuş ise bireyin kariyerini planlaması mümkün olabilecek, yoksa sağlıklı bir kariyer planlamasından söz edilemeyecektir. İşte bunun için ülkemiz koşullarında kariyer planlaması yapmak çok gerçekçi görülmemektedir.

Ülkemiz koşullarında sağlıklı bir kariyer planlaması yapamayacağımıza göre ne yapacağız ? Kendimizi suyun akışına bırakacakmıyız ? Kuşkusuz hayır… Literatürde gelişmiş ekonomilerin gelişmiş insan kaynakları uygulamalarından yola çıkarak oluşturulan “Kariyer Planlama” ilkeleri, ülkemiz koşullarında -en azından şimdilik- çok fazla bir uygulama alanı bulamamaktadır. Bu yüzden bireylerin kariyer yaşamlarını yönlendirmelerine yardımcı olmak üzere hazırladığım kitabıma “Bireysel Kariyer Yönetimi” başlığını verdim ve bireylerin tüm çalışma yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri bir çok konuyu kitabın kapsamına dahil ettim. Çünkü bu konular çalışma yaşamımız boyunca bir veya birden fazla kez karşımıza çıkıyorlardı ve bu konular hakkında bilgi sahibi olursak çalışma yaşamımıza ilişkin daha sağlıklı kararlar alabilmek mümkün olabilecekti. Bu konulardan biri de kariyer hedeflerinin belirlenmesidir.

Şimdi ilk bakışta bazılarınıza bu durum çelişkili gelebilir. Öyle ya, sağlıklı bir kariyer planlamasının yapılamadığı bir ortamda kariyer hedeflerimizi ne denli sağlıklı bir biçimde belirleyebiliriz ?… Kuşkusuz bu şekilde düşünmekte haklısınız, ama kendimize kabaca da olsa bir yön çizmemiz gerekliliğini somut bir örnekle açıklayayım…

Eylül ayındayız, yazın son günleri, tatile çıkmadınız ve kendinizi Akdeniz’in serin sularına bırakmayı düşünüyorsunuz. Ne yaparsınız, öncelikle gideceğiniz yeri belirlersiniz, diyelim ki Antalya’ya gitmeyi düşündünüz, sonra gideceğiniz aracı ve yolu belirlersiniz. Tatilde gereksinim duyacağınız eşyaları hazırlayıp yola çıkarsınız. Diyelim ki özel aracınızla yola çıkacaksınız… Şimdi kendi kendinize diyebilirsiniz ki : “Sabah altıda yola çıkacağım, 7:30’da İzmit’te olacağım, 11:00’de Bilecik’i geçip 13:00 de Afyon’da bir saat yemek molası vereceğim, 14:00’de tekrar hareket edip, 17:30’da Burdur’u geçeceğim ve 19:00’da Antalya’da olacağım.” İşte bu kariyer planlamasıdır.Şimdi olacaklara bir bakalım :

Plan çok güzeldir ama burası Türkiye’dir ve de biz de Türk insanıyızdır. Yola çıkmadan önceki akşam bir arkadaşımız arar, bir partiye çağırır, ertesi gün yola çıkacağımızı söyleriz ama arkadaşımız ısrar eder, biz de “erken ayrılırım, ama!” deyip gideriz. Orada birileriyle karşılaşırız, laf lafı açar, muhabbet sarar, “bak bu son duble olsun!” deyip sabaha karşı üçte eve döneriz. Cep telefonumuz çaldığında saat dokuzu gösteriyordur ve müthiş bir başağrısı ile uyanmışızdır!… Neyseki eşyaların bir çoğunu bir gün öncesinden hazırlamışızdır, kalanını da aceleyle yerleştiririz… Kahvaltıyı müsait bir yerde yaparım deyip hemen yola çıkarız. Yola çıktığımızda saat 10 olmuştur. “Neyse, en azından bu saatte köprüde trafik olmaz” derken Mecidiyeköy üzerinde trafik tıkanmıştır. Sonradan öğreniriz ki Boğaz köprüsü üzerinde 8 kişi toplu intihar eylemi yapmıştır, polis, medya derken yol trafiğe kapanmıştır.. En azından yol üzerindeki simitçiler sayesinde kahvaltımızı ederiz… Saat 13:00 civarında otobanda Gebze’ye yaklaşırken yol işaretçilerini görürüz : Otoyolda bakım vardır - ve bu özellikle vatandaşın işkence çekmesi için okulların açılmasından sonrasına rastgetirilmiştir- biz de mecburen E-5‘e döneriz.

İzmit’i geçtiğimizde saatler 15:00’i gösteriyordur. Bilecik yolundaki kaza yüzünden yolun yeniden açılmasını bir saat daha bekleriz. Artık saate bakmayı bırakmışızdır. Kütahya yakınlarında inşaat molozları taşıyan bir kamyondan düşen çivili tahta lastiğimizi patlatır. Şiddetli yağışın neden olduğu heyelan Köroğlu geçidinin kapanmasına yol açmış, trafik diğer yollara aktarılmıştır… Aklıma ülkemize özgü daha o kadar çok şey geliyor ki… İşte yollarda her an herşeyin olabileceği ülkemizde iş yaşamında kariyer planı yapmak da bunun gibi bir şey… Biraz bize özgü, biraz gerekli sistemlerin olmayışından veya olanlarının da kötü işleyişinden kaynaklanan nedenlerle sağlıklı bir kariyer planlaması yapamayız ama en azından gideceğimiz yönü belirleyebiliriz.

Örneğimize geri dönecek olursak, gideceğimiz yer belli olduğundan, zaman zaman duraklasak da, kısa süreli yolumuzu değiştirsek de, sonunda oraya ulaşabiliriz. Diyelim ki otobüsle gidiyoruz, otobüsümüz arızalandı, o zaman araç değiştiririz. Ama bir şekilde Antalya’ya ulaşırız. Tabii yolda büyük bir kaza geçirip yaralanmamış veya ölmemişsek… Ama yeteri kadar paramız varsa paramızla, yada hatırı sayılır kişilerden tanıdığımız varsa onların kontenjanından tüm bu zahmetlere girmeden Uçakla da Antalya’ya gidebiliriz, hem de çok daha kısa sürede !… Hoş bu sefer de uçak rötar yapabilir, kaçırılabilir, hatta düşebilir… Yine de herşey planladığımız gibi yürümeyebilir…

Şimdi bir de şu duruma bakalım: tatile çıkmayı düşünüyoruz ama nereye gideceğimizi bilmiyoruz… Arabaya bindik, Anadolu yakasına geçtik… Oradan nereye gideceğiz… Sonradan aklımıza geldi, “çok uzaklaşmayayım, Kumburgaz’a gideyim” dedik ve tekrar Avrupa yakasına geçtik… Bu sefer de aklımızdan “Karadeniz Turu daha iyi olacak…” diye geçirdik… Anadolu yakasına tekrar geçip Bartın’a ulaştık… “Acaba Kapadokya daha mı iyi olurdu” diye düşünüp oradan Ankara’ya yöneldik.. “ Yaa, şimdi deniz mevsimi bitiyor, bari Antalya’ya gideyim” deyip Afyon’a yöneldik… Radyoda duyduk ki Çeşme de festival var, bari ona yetişelim dedik… Ve bir süre sonra baktık ki tatilimiz bitmiş ve biz hiçbir yere ulaşamamışız!… İşte kariyer hedefinin belirlenmemesi de böyle bir şey… O sektörden bu sektöre, o firmadan bu firmaya koşturup durmuşuz ama geriye dönüp baktığımızda akranlarımızın bulunduğu noktaların çok gerisindeyiz…

Sanırım neden kariyer hedeflerimizi belirlememiz gerektiği de bu örnekte açıkça görülüyor. Eğer belirgin hedeflerimiz olmaz ise, çabalarımızı belirli bir yöne yoğunlaştıramayız. Mesleki gelişim de ancak belirgin hedeflerin olması ile mümkündür. Çünkü geçmiş deneyim ve bilgi birikimimizden yararlanabilmek, hedeflediğimiz doğrultuda ilerlemekle mümkün olabilir.

Bireysel Vizyon ile Kariyer Hedeflerinin çok yakın bir ilişkisi var : Bireysel vizyonumuz kariyer hedeflerimizi belirlememize de yön gösterir. Vizyonumuz, tüm yaşamımıza yön gösterdiğine, çalışma yaşamımız da tüm yaşamımızın bir parçası olduğuna göre başka bir sonuç da beklenemez zaten… Diğer bir deyişle kariyer hedeflerimiz, belirlediğimiz vizyona uygun olmalıdır. Tatil örneğimize geri dönecek olursak, vizyonumuz “kendimizi Akdeniz’in serin sularına bırakmak” idi.. Burada vizyonunuzu belirleyen şey, tatilden ne beklediğiniz ile ilgili… Bunun için de en uygun yer olarak Antalya’yı seçmiştik. Kuşkusuz bu vizyona uygun daha bir çok yer var… Ama tatil beklentilerimizi en çok karşılayacak yerin Antalya olduğunu düşünüyoruz… Diyelim ki Köroğlu geçidinin kapalı olması dolayısı ile yön değiştirdiniz, Fethiye de beklentilerinizin büyük bir bölümünü karşılayacak, oraya da gidebilirsiniz. Ama Bartında , ya da Kapadokyada bu beklentilerinizi karşılayamazsınız. Eğer vizyonumuz, tatilde “Anadolu medeniyetlerini, peri bacalarını ve doğal güzellikleri görmek” olsa idi gideceğimiz yer de Kapadokya olacaktı. Görülüyor ki gideceğimiz yeri, o tatilden ne beklediğimiz, yani tatil vizyonumuz belirliyor. Bunun gibi kariyer hedeflerimizi de yaşamdan ne beklediğimiz, yani bireysel vizyonumuz belirler, belirlemelidir. Eğer kariyer hedeflerimiz ile bireysel vizyonumuz uyumlu olmazsa ne olur ? Çok açık : Ne yaşamdan zevk alırız, ne de yaptığımız işten… Bu durumda ya vizyonumuzu değiştireceğiz, ya da hedeflerimizi… Doğru olanı kariyer hedeflerini değiştirmektir. Çünkü vizyonumuz tüm yaşamımıza ilişkindir, kariyer hedefleri ise onun sadece bir bölümüne, yani çalışma yaşamına ilişkindir. Bu yüzdendir ki “Bireysel Gelişim” başlıklı bölümde önce bireysel vizyonumuzun belirlenmesi üzerinde durduk. Peki kariyer hedeflerimizi nasıl belirleyeceğiz ? Onu da gelecek yazımıza bırakıyoruz…

KROKİ

  

İLETİŞİM

Şemsettin Günaltay cad. No:87 / 11 Suadiye/İSTANBUL 

  • Tel: 0216 380 02 97
  • Email: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
  • Web: www.mcozden.com